top of page

İş Kazalarında Şirket Yetkililerinin Cezai Sorumluluğu ve Koruyucu Önlemler

  • Yazarın fotoğrafı: Adem Tosun
    Adem Tosun
  • 21 May
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 Haz

İş Kazaları ve Cezai Sorumluluk: Şirket Yetkililerinin Korunması


İş kazaları, hem insani boyutları hem de beraberinde getirdiği hukuki ve cezai süreçler nedeniyle iş dünyasının en kritik gündem maddelerinden biridir. Bir iş kazası meydana geldiğinde, yargı mercileri sadece kazanın oluş şeklini değil, işveren ve yetkililerinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadıklarını da titizlikle incelemektedir.


Hukuk sistemimizde, tüzel kişi şirketler hakkında doğrudan hapis cezası öngörülemediğinden, cezai sorumluluk "cezaların şahsiliği ilkesi" gereği bizzat suçu oluşturan fiili gerçekleştiren veya önlem almayan gerçek kişi yetkililere yöneltilmektedir. Şirket müdürleri ve yetkililerinin bu süreçte cezai sorumluluktan hangi şartlar altında muaf tutulabileceği hususu, Yargıtay kararları ışığında şu temel başlıklarda toplanmaktadır:


1. Şahsi Kusur ve İlliyet Bağının Somutlaştırılması


Yargıtay, bir yetkilinin sadece "müdür" veya "şirket ortağı" unvanına sahip olması nedeniyle otomatik olarak cezalandırılamayacağını vurgulamaktadır. Cezai sorumluluk kurulabilmesi için:


  • Kişinin somut olayda kendi dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmiş olması,

  • Eylem ile meydana gelen netice (ölüm veya yaralanma) arasında kesintisiz bir illiyet bağı bulunması gerekir.

  • Eğer bir yönetici, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunu doğru kurmuş ve sorumlulukları ehil kişilere devretmişse, şahsi kusurunun bulunmadığı kabul edilebilmektedir.


2. İşveren Vekili Tayini ve Yetki Devri


Şirket yetkililerinin cezai risklerini yönetmelerindeki en kritik araç, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yükümlülüklerinin usulüne uygun şekilde devredilmesidir. 6331 sayılı Kanun uyarınca işveren adına hareket eden ve işin yönetiminde görev alan kişiler "işveren vekili" sayılır.


  • Geçerli Bir Yetki Devri: İşletmenin büyüklüğü gereği her detayı denetlemesi mümkün olmayan üst düzey yöneticiler; şantiye şefi, teknik müdür veya uzman gibi ehil kişileri vekil tayin edebilirler. Ancak vekil tayin edilen kişinin teknik bilgiye, gerekli harcamaları yapabilecek finansal yetkiye ve personel üzerinde talimat verme gücüne sahip olması şarttır.

  • Denetim Görevi: Yetki devri sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz. Üst yönetici, vekil tayin ettiği kişinin görevini genel olarak yapıp yapmadığını denetlemekle yükümlü kalmaya devam eder.


3. Teknik ve Mesleki Eğitimlerin Belgelenmesi


Yargı süreçlerinde en çok dikkat edilen hususlardan biri, çalışanlara gerekli eğitimlerin verilip verilmediğinin ispatıdır.


  • Özellikle "çok tehlikeli" sınıftaki işlerde; işçinin mesleki eğitim belgesi ve sağlık raporu olmadan işe başlatılması, yetkililerin sorumluluğunu önemli ölçüde ağırlaştıran bir eksiklik olarak görülmektedir.

  • Sadece kişisel koruyucu donanım teslim etmek yeterli değildir; bu ekipmanların kullanımına dair denetimlerin yapıldığı ve kurallara uymayan işçilere karşı yaptırım uygulandığı mutlaka belgelenmelidir.


4. Eser Sözleşmesi ve Asıl-Alt İşveren İlişkisi Ayrımı


İşin bir başka firmaya devredilmesi durumunda sorumluluk sınırı, hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir:


  • Eser Sözleşmesi (Anahtar Teslim): Eğer iş, uzmanlık gerektiren bir alan için (örneğin anahtar teslim çatı tamiri) bağımsız bir yükleniciye verilmişse, kural olarak iş sahibi İSG önlemlerinden sorumlu tutulmaz. Ancak iş sahibinin işin yürütümüne fiilen müdahale etmesi veya ekipman sağlaması durumunda bu koruma ortadan kalkar.

  • Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi: İşletmenin asıl faaliyet alanına giren bir işin bir kısmı taşerona verilmişse, "asıl işveren" statüsü devam eder. Bu durumda asıl işveren yetkilileri, alt işverenin aldığı önlemleri denetlemek ve gözetlemekle yükümlüdür. Sadece sözleşmeye "sorumluluk alt işverene aittir" maddesi eklemek, cezai sorumluluktan kurtulmak için tek başına yeterli değildir.


5. İş Kazalarının Önlenmesi İçin Alınacak Önlemler


İş kazalarını önlemek için şirketlerin alması gereken önlemler oldukça çeşitlidir. Bu önlemler, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulması ile başlar. Çalışanların güvenli bir ortamda çalışabilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması gerekmektedir.


  • Risk Değerlendirmesi: İş yerinde potansiyel tehlikelerin belirlenmesi ve bu tehlikelerin minimize edilmesi için düzenli risk değerlendirmeleri yapılmalıdır.

  • Eğitim Programları: Çalışanlara düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmelidir. Bu eğitimler, çalışanların bilinçlenmesini ve olası tehlikelerden korunmasını sağlar.

  • Acil Durum Planları: İş yerinde acil durumlar için hazırlıklı olunmalıdır. Acil durum planları oluşturulmalı ve çalışanlara bu planlar hakkında bilgi verilmelidir.


6. Sonuç


Sonuç olarak; şirket yetkililerinin cezai bir yaptırımla karşılaşmamaları için İSG organizasyonunu sadece kağıt üzerinde bırakmamaları, ehil kişilere usulüne uygun yetki devri yapmaları ve tüm denetim süreçlerini yazılı kayıt altına alarak "özen yükümlülüğünü" yerine getirdiklerini ispat edebilir durumda olmaları hayati önem taşımaktadır.


Not: Bu metin, hukuki konularda aydınlatma amacı taşıyan bilgilendirici bir içeriktir. Her somut olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir; bu nedenle güncel mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda profesyonel bir hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
İŞ KAZASI SONRASI HUKUKİ SÜREÇLER VE İŞÇİ HAKLARI

İşverenlerin en temel yükümlülüklerinden biri, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak adına gerekli her türlü önlemi almaktır. Bu yükümlülüklere aykırı davranılması sonucu meydana gelen iş kaza

 
 
bottom of page